KKTC Merkez Bankası 2013 İkinci Yarıyıl Verileri Açıklandı

04/09/2013

KKTC Merkez Bankası’nın yılda dört defa yayımladığı bültenlerin 2013 yılı ikinci sayısı açıklandı.

KKTC Merkez Bankası’nın yılda dört defa yayımladığı bültenlerin 2013 yılı ikinci sayısı açıklandı.

Bültende yılın ikinci çeyreğinde dünya ekonomisinin genel görünümüne ve KKTC ekonomisi ile ilgili en güncel verilere yer verilirken, ağırlıklı olarak KKTC Bankacılık sektörünün son durumu çeşitli istatistiki verilerle ve göstergelerle kamuoyunun bilgisine sunuldu.

Merkez Bankası Başkanı Dr. Bilal San, bültenin önsözünde yılın ikinci çeyreğinde küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası FED’in tahvil alımlarını yakın tarihte azaltacağı beklentisinin oluşmasına değinerek, söz konusu algının sebep olduğu sermaye hareketlerinin Mayıs ayından itibaren TL’nin değer kaybetmesinin nedenlerinden birisi ve en önemlisi olduğunu vurguladı. Aynı dönemde petrol fiyatlarının düşük seyretmesinin etkisiyle döviz kurlarındaki gelişmelerin KKTC enflasyonu üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını belirten San, küresel ölçekteki finansal gelişmelerin fiyat istikrarını ve büyüme performansını olumsuz yönde etkileme riskine binaen bankacılık sektörünün sağlıklı seyrinin büyük önem arz ettiğinin altını çizdi. Merkez Bankası Başkanı, sürdürülebilir bir sosyoekonomik kalkınma için finansal sektörün anahtar rolünün her geçen gün daha da önemli hale geldiğini belirterek, sağlam ve güvenilir finans sisteminin ekonomik büyüme ve kalkınmayla yakından ilişkili olduğunu söyledi.

Bu çerçevede, KKTC bankacılık sektörünü banka ve şube başına düşen nüfus itibarıyla diğer ülkelerle karşılaştırmalı olarak değerlendiren San, kriz nedeniyle Avrupa’da 20.000’den fazla banka şubesinin kapatıldığı son dört yılda şube sayısı 175’ten 218’e çıkan, şube başına düşen nüfusu 1.352, banka sayısına düşen nüfusu 13.000 olan KKTC’de, finansmana erişim sıkıntısından ziyade tüketiciler ve yatırımcılar tarafından erişilen finansmanın verimli kullanılmamasından ya da amacı dışında kullanılmasından ve bu tür durumlara mevcut sistem tarafından göz yumulmasından, hatta bir nevi teşvik görmesinden kaynaklanan sıkıntılar, sorunlar olduğunu belirterek, bunların üzerinde durulması ve çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Maliyet ve Risk Yönetimine Daha Çok Özen Göstermeli

KKTC Merkez Bankası Başkanı: “Kurlardaki dalgalanmanın yüksek olduğu dönemlerde maliyet ve risk yönetimine daha çok özen gösterilmelidir” 2013 yılının ikinci çeyreğinde bankacılık sektörünün aktif toplamı, birinci çeyreğe göre yüzde 5,8, mevduat ve kredi toplamları ise sırasıyla yüzde 6,7 ve yüzde 7,2 oranlarında artmıştır. Haziran sonu itibarıyla bankacılık sektöründe brüt krediler, mevduat ve aktif toplamları sırasıyla 7,2, 9,8 ve 11,6 milyar TL’ye ulaşmış, mevduatın krediye dönüşüm oranı da artmaya devam ederek yüzde 73,3 olmuştur.

Kullandırılan toplam kredilerin yüzde 77’sini teşkil eden tüketici kredileri ve işletme kredilerinin her ikisinde de artış gözlenmiştir. Tüketici kredileri bir önceki çeyreğe göre yüzde 8,1 artarak 2,2 milyar TL’ye, işletme kredileri de yüzde 1,9 artışla 3,3 milyar TL’ye yükselmiştir. Kredilerin vade yapısında orta ve uzun vadeli krediler lehine değişim de devam etmiştir. Haziran ayı sonu itibarıyla kısa vadeli krediler yüzde 4,1 artışla 3,2 milyar TL’ye, orta ve uzun vadeli krediler ise yüzde 11,2 artışla 3,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Haziran sonu itibarıyla sektörün Tahsili Gecikmiş Alacaklar toplamı 492,5 milyon TL’dir.

Bu gelişmeler ışığında 2013 yılının ikinci çeyreğinde Bankacılık sektöründe özkaynaklar toplamı yüzde 3,1 artışla 1,25 milyar TL’ye yükselmiş, özkaynakların toplam aktiflere oranı yüzde 10,8 olmuştur. Haziran ayı itibarıyla sektörün ödenmiş sermaye toplamı 731,4 milyon ve Sermaye Yeterlilik Standart Rasyosu (SYSR) yüzde 19,25’tir.

Merkez Bankası Dr. Bilal San’ın bültende yer alan önsözünde “Ayrıca belirtilmelidir ki kurlarda  dalgalanmanın yaşandığı günümüz şartlarında, borç alan kesimlerin dikkat etmesi gereken önemli hususlar arasında maliyet ve risk unsurları bulunmaktadır. Kurlardaki artışın, geçişkenlik/aktarım süresine bağlı olarak faiz oranlarına da ilave yük getireceği dikkate alındığı zaman, döviz geliri elde edemeyen kesimlerin, döviz cinsinden borçlanmasının yüksek risk taşıması nedeni ile bundan kaçınmaları gerektiği aşikârdır” ifadelerine de yer verildi.

Kaynak: Vatan