Mevcut konut kredileri ''Mortgage'' sayılacak

19/02/2007

Mortgage (Tutsat) yasasının yürürlüğe girmesi ile birlikte, mevcut konut kredilerinin tümü tutsat kapsamına girecek. Bu nedenle halen konut kredisi kullanmakta olan 400 bini aşkın tüketici, daha az faiz ödemek istedikleri taktirde, yüzde 2 erken ödeme cezası ile karşı karşıya kalacaklar.

TBMM Genel Kurulu’nda yarın görüşülmesi beklenen tasarının 20’inci maddesi ile getirilen geçici 11’inci maddesi, halen konut kredisi kullanmakta olan yurttaşların, tutsat kapsamında kredi kullanıyor hale gelmelerine neden olacak. Bu durumda yurttaşların borçlarını erken ödeyerek, daha az faiz ödeme olanakları ortadan kalkacak. Yurttaşlar, tutsat gündemde dahi olmadığı dönemde konut kredisi almış olsalar dahi, borçlarını erken ödemek isterlerse toplam kredi tutarının yüzde 2’si oranında "erken ödeme cezası" ödemek zorunda kalacaklar. 3 AY İÇİNDE BAŞVURU YAPILMAK ZORUNDA Bu duruma düşmemek için ise, 400 bini aşkın olan mevcut konut kredisi kullanıcısının, yasa yürürlüğe girdikten sonra en geç üç ay içinde bankaya başvurması gerekecek. Konut kredisi müşterisi, başvurusunda, kullandığı kredinin tutsat yasası kapsamında değerlendirilmesini istemediğini bildirecek. Bu durumda banka, Tüketiciyi Koruma Kanunu hükümlerine göre hareket etmek zorunda kalacağından, erken ödeme durumunda müşteriden erken ödeme ücreti talep edemeyecek. VERGİ HÜKMÜ ÖNERGE İLE KALDIRILABİLİR Tutsat kapsamında kullanılan kredilerin 100 bin YTL’ye kadar olan bölümüne karşılık gelen faizin vergiden düşülmesi ile sağlanacak vergi teşviği tartışması ise sürüyor. SPK tarafından hazırlanan ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener tarafından Başbakanlık’a sunulan taslakta, vergi düzenlemesi vardı. Başbakanlık’taki görüşmelerde Maliye Bakanlığı karşı çıkınca, hüküm düzenlmeden çıkarıldı. TBMM’de görüşülürken ise AKP ve CHP’nin ortak desteği ile tekrar tasarıya konuldu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın karşı durduğu ve Başbakan Yardımcısı Şener’in de sahip çıkmadığı düzenlemeden vazgeçilmesi için, Genel Kurul görüşmeleri sırasında, maddenin tasarıdan çıkarıldığına dair bir önerge verilmesi gerekiyor. ÖNERGE, KONUTSUZ-GECEKONDULU YURTTAŞA ZARAR VERECEK Bu yönde bir önerge verilmesi, tutsat sayesinde ilk kez evsahibi olacak veya gecekondu dönüşüm projelerinden yararlanacak olan yurttaşlara zarar verecek. Çünkü düzenlemedeki faizin düşülmesi kapsamına yalnızca bu iki kesim girebiliyor. Hükmün yürürlüğe giriş tarihi olarak da 1 Ocak 2008 belirlendi. Ancak yurttaş, yasa yürürlüğe girdikten sonra hemen kredi kullansa da, 1 Ocak 2008’den itibaren vergi teşviği kapsamına girebiliyor. Tutsat kapsamındaki alacağı krediyi, daha iyi bir evde oturmak veya yatırım amaçlı olarak konut sahibi olmak için kullanacaklar ise bu vergi düzenlemesinden yararlanamayacaklar. Böylece düzenleme, hem kredinin 100 bin YTL’ye kadar olan bölümü için geçerli olması hem de konutu olanlara uygulanmayacak olması nedeniyle; üst gelir grubuna değil, orta direğe önemli katkı sağlayacak. DEĞERLEME SORUNU VAR Düzenleme ile ilgili bir diğer sorun da kredi ile alınacak konutların değerlerinin belirlenmesi sürecine ilişkin olarak yaşanacak. Tasarıya göre, konutların değerlemesini SPK’dan izin almış şirketler yapacak. Türkiye genelinde 300 civarında değerleme şirketi olduğu için, tutsat döneminde bu sayı yeterli olmayacak. Bir yandan değerleme şirketi sayısının hızla artırılması gerekirken; hem kredi miktarına esas olacak hem de ödenmeyen krediler için bankaların başkasına satış hakkı kazanacağı değerin belirlenmesi özen gerektireceğinden, sıkıntılı bir süreç yaşanacak. BANKACILAR KONUT SAHİBİ OLABİLİR Tutsat ile ilgili en önemli sorunlardan birini de faizlerin yüksekliği oluşturacak. Gelişmiş ülkelerde uygulanan tutsat sistemindekinden çok daha yüksek düzeylerde olan Türkiye finans piyasasındaki faiz oranları, enflasyonla mücadele çerçevesinde Merkez Bankası’nca önemli oranda düşürülmeyecek. Yasa, faiz için kredi müşterisine, sabit ve değişken olmak üzere iki seçenek sunacak. Değişken faizde, genel faizler inip-çıktığında, kredi faizi inecek ya da düşecek. Sabit faiz ise hiç değişmeyecek. Tüketicinin faizde karlı ya da zararlı çıkmasını, ekonominin gidişi belirleyecek. İşler yolunda gitmez ve tüketici krediyi ödeyemezse, banka konuta el koyacak. Geniş kapsamlı bir ekonomik sıkıntı durumunda, bankların çok sayıda konut sahibi olması sonucu ortaya çıkacak. Ayrıca, konut arzı yetersiz olduğu için, artacak talebin karşılanması için eğitimsiz müteahhitlerin devreye girmesi ve hızla inşa, kalitesiz konut üretilmesine neden olabilecek. ANKA
Kaynak: ANKA