« Haberler

Ev almak için banka mı soyalım?

07/01/2008

Hesabımı yaptım ve düştüm yollara ev arıyorum. Oraya bak yok, buraya bak yok. Yanlış anlamayın boğazda bir yalı aramıyorum

Gayrimenkul sektöründe en iyi alım zamanı olarak piyasanın durgun olduğu şu kış ayları gösteriliyor. Bir de konut kredisi faizlerinin yüksek olduğu, ‘Bayramdı seyrandı’ derken piyasanın dip noktasına indiği düşünüldüğünde bu uygun ortamdan daha iyisini bulmak mümkün değil. Yükselen konut fiyatları ile tıkanan konut alımları da bu durgunlukta başrol oynuyor. Öte yandan fiyatların yükselecek olmasından bahsetmek ise çok gerçekçi gelmiyor bana. Fiyatlar belki gerçekten yükselebilir. Zamanla göreceğiz ama bunun iyi olacağını pek sanmıyorum. Çünkü alım gücü belli olan bir yerde bunun üzerinden fiyatlarla satışa çıkarsanız bir şey satamazsınız. Mutlaka bir yerde tıkanırsınız. Fiyatların genel ekonominin seyrine bağlı olarak bir gelişim göstermesi herkesin sağlığı açısından çok daha iyi olur. Yukarıdaki uygun ortam ve fiyatların yüksekliğinden bahsetmişken anlatamadan geçemeyeceğim bir durum sanırım tabloyu çok güzel bir şekilde özetliyor. Şu anda kirada oturuyorum ve ev almayı düşünmeye başladım. Cebimde yaklaşık 100 bin YTL param var. Fena bir para sayılmaz. 50 bin YTL de kredi kullanmayı planlıyorum. Yaptığım ince hesaplamalara göre ancak bu kadar krediyi toplam faizi ve masrafları ile birlikte geri ödeyebiliyorum. Çünkü kredi faizleri yüksek… Kafamda 150 bin YTL’lik bir konut hayal ediyorum. Bunun üstünde bir rakama konut alırsam benim için çok ciddi bir macera da başlamış olur, sonunu kestiremiyorum. Şimdiye kadar her şey yolunda. Hesabımı yaptım ve düştüm yollara ev arıyorum. Oraya bak yok, buraya bak yok. Yanlış anlamayın boğazda bir yalı aramıyorum. Eşim Altunizade’de, ben Bağcılar’da çalışıyorum. Hadi ben kendimi feda ettim ama en azından eşim yollarda telef olmasın diye çok çok uzak olmayan bir ortak nokta olarak belirlediğimiz Üsküdar, Koşuyolu, Kadıköy ve Acıbadem bölgelerinde 80 metrekarelik 2+1 tipinde küçük evlere bakınıyorum. Bizim aradığımız fiyatlarda ancak Bodrum katlarda evler varmış. 200-300 bin YTL’miz olmazsa ev alamazmışız. Aman ne güzel… Zaten, çok lüks yüzme havuzlu bir ev aramıyoruz ama o kadar para verince de içi oturulabilir, kombili bir ev almak istiyoruz. Ama yine yok… Üstüne üstlük evi alıyorsunuz bir de hatırı sayılır miktarda masraf yapıyorsunuz. Bir de güneş ışığına hasret bir şekilde rutubetten astım oluyorsunuz… Görüş alanınızda ise kaldırımda yürüyen insanların ayakları… Aslında yürüyen ayakları seyretmek eğlenceli olabilir! Bu arada unuttum! 150 bin YTL’ye içi yapılmış bir ev Üsküdar’da buldum ama bina tahmini 30-40 yıllık. Tamam, içi fena değil, yenilenmiş ama binanın dışını görünce korkuyorsunuz. Nihayetinde ev alma sevdam şimdilik sürmekle birlikte kötünün iyisini seçmek zorunda kalacağımı bilmek de pek hoş bir şey değil. ‘Bizde evler ucuz, yurtdışında şu kadar paraymış’ diyorlar. Yurtdışındakilerin hepsi ‘adam gibi’ evler de ondan o kadar para ediyor. Ya bizim evlerimiz? Bazen eşimle konunun kritiğini yaparken şakasına söylüyorum. “En iyisi ben gidip bir banka soyayım. Ancak bu şekilde bir ev alabiliriz” diye, eşim de başka türlü bir ev alamayacağımıza inanmaya başladığı için şakadan da olsa maalesef ‘Git soy’ diyor…
Kaynak: Milliyet
Full version ©2015 KrediPazarı. Her hakkı saklıdır