« Haberler

Her Faiz Düştüğünde Kredi Yapılandırması Adil Değil

15/05/2013

Garanti Bankası Genel Müdürü Özen, Türk bankacılık sektöründe mortgage kredileri yüzünden veya ihtiyaç kredileri vadesinin uzaması nedeniyle aktiflerin vadesinin çok ciddi bir şekilde uzadığına işaret etti.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Uzun vadeli sabit faizle borçlanmayı tercih eden müşterilerimizin, kredi faiz oranları düştüğü zaman bankaya gelip de 'Faizleri indirmeniz gerekir' diye söylemesini doğru ve adil bulmuyorum" dedi.

Özen, Garanti Bankasının yeni finansal servisi olan "iGaranti"nin lansman toplantısı sonrasında gazetecilerin bankacılık sektörü ve ekonomi gündemine dair sorularını yanıtladı. "Sabit faizli borçlanmada bankalar faiz riskini üzerine alıyor. Bu dönemde bankaların biraz üzerine geliniyor" şeklindeki açıklamaları hatırlatılan 
Özen, bankaların üzerine çok gelindiğini söylemediğini belirterek, şunları aktardı: "Ben şunu söylemek istiyorum; müşteri iki türlü borçlanabiliyor. Değişken faizli ve sabit faizli. Uzun vadeli sabit faizle borçlanmayı tercih eden 
müşterilerimizin, kredi faiz oranları düştüğü zaman bankaya gelip de 'Faizleri indirmeniz gerekir' diye söylemesini doğru ve adil bulmuyorum. Nasıl ki faizler çıktığı zaman bankanın sabit faizle borçlanmış bir müşteriye gidip faizlerini 
yükseltiriz demesini adil bulmadığım gibi. Bir kontrat var aranızda ve imzalanmış. Adı üzerinde, sabit faizle borçlanan birisi vade sonuna kadar sabit faize sadık kalmak zorunda. İnanın bana, bu adil geliyor. Dünyanın her yerinde de 
bunun böyle olduğunu düşünüyorum."

Ücret ve Komisyonda Düzenleme

"Ücret ve komisyonlarda bu dönemde bir düzenleme gelecek mi?" sorusuna ise Özen, şu anda bunun üzerinde çalışıldığını ve bir şeyler olacağının kesin olduğunu söyledi.Ne olacağını bilmediğini ama kendilerinin burada bir hatası olması halinde hatalarını kabul etmeye hazır olduklarını dile getiren Özen, "Bizim 
maliyetlerimiz var. Faiz oranları düştükçe dünyanın her yerinde komisyon gelirleri daha önem kazanıyor. Türk bankacılık sektörü için de bu böyle olacak ama şu anda Türk bankacılık sektöründe komisyon gelirleri Avrupa'ya, Amerika'ya veya diğer gelişmekte olan ülkelere göre kıyaslandığında en düşük bizde hala" diye konuştu.

Kafamızı Kuma Gömmüyoruz

Özen, 10-15 yıl önce 5 milyar liralık bir tüketici kredisi kullanımı olduğunu ve bugün bu rakamın 285 milyar liraya ulaştığını söyleyerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tüketici kredisi kullanımı arttıkça biz bu tür sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Kredi kartı keza öyle.  Burada bankacılık sektörünün dürüst, ahlaklı ve elinden geldiği kadar bunu böyle yaptığını düşünüyorum. Hatalar var mıdır? 
Kafamızı da kuma gömmüyoruz. Elbet hatalı noktalarımız vardır. Bunları da kabul ediyoruz. Biz bunların kamu tarafından şurada hatalısınız, bunu almamalısınız 
dendiği taktirde almayacağımızı da bütün bankacılık sektörü olarak da kabul edeceğimizi sanıyorum. Önümüzdeki günlerde bunlar da olabilir.Bazı kalemlerde hakikaten haksız uygulamalar varsa ki şu anda telaffuz etmek istemiyorum ama olduğunu ben de düşünüyorum. Bu Garanti Bankası da 
olabilir, kimseyi de suçlamak için istemiyorum. Bankacılık sektörü olarak bunları önümüzdeki günlerde bertaraf etmeye hazırız."

Özen, not artışları olduğunda detayına bakıldığında; Türk bankacılık sektörünün sağlamlığından dolayı bu not artışının geldiğini belirterek, "Türkiye 
ekonomisine 2023 yılına ilişkin hedefler koyuyoruz ki bu hedeflerin hepsine katılıyorum. Nasıl geleceğiz? Bankacılık sektörünün sağlam olması, ekonomiyi finanse etmesi ve fonlaması ile geleceğiz. Kusura bakmayın, tüketici ile birlikte yaşamayı öğreneceğiz ama bu konuda bazı hatalarımız var ise düzeltmeye hazırız."

Erken Kapatma Komisyonu Yasal

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın bazı bankalar tarafından alınan kredi erken kapatma komisyonlarını eleştirerek, "Allah gözlerini doyursun bunların. Ben, 'bankacılık sistemi zarar etsin' demiyorum ama her şeyin bir ölçüsü var. Bu 
noktada bıçağı kemiğe dayandıran bazı vampirler var" şeklindeki açıklamasına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Özen, şunları kaydetti:

"Sayın Çağlayan'a cevap vermek haddime değil benim. Çok eski tanıdığımız, sevdiğimiz, saydığımız bir Bakanımız, çok da faydalı hizmetler yaptığını da biliyorum, çok da yakından takip ediyorum. Sabit borçlanma ile ilgili sanırım. Sabit borçlanıyorsunuz, faizler düşüyor, müşteri geliyor diyor ki, 'erken kapatmak istiyoruz'. Biz bunun fonlamasını almışız..." Erken kapatma komisyonunun yasal olduğunu ve anlaşmada yer aldığını söyleyen Özen, bu durumların daha çok ticari ve KOBİ kesiminde olduğu için genel kredi sözleşmelerinin içinde yer alan bir husus olduğunu ifade etti.

Faiz Düştü Benim Faizimi İndir

Erken kapatma komisyonu için yüzde 4 örneğinin geçtiğini anlatan Özen, "2-3 yıllık bir kredi ise yüzde 4 hakikaten fahiş. Ben de ona katılıyorum ama şu anda kafamdan hesap yaptığım zaman yüzde 2-3'lerin de alınması makul 
geliyor. Erken kapattığınız zaman 'şu kadar komisyon ödersiniz' diye çok açık net şekilde yazıyoruz. Bunu adil buluyorum. Anlattığım nedenlerden dolayı adil 
buluyorum. Birisi gelmiş, borçlanmış bir sene önce yüzde 12 ile. Faizler düşüyor 6'ya. Yüzde 12 ile bu banka bunu sattığı zaman gidiyor, yüzde 9-10-11'den pasifini buluyor. Müşteri geliyor, 'faiz düştü benim faizimi indir'. Biz yüzde 
yüz sermayeli müesseseler değiliz ki. Biz de fon buluyoruz. Ben o fonu bulduğum kişiye 'faizimi indir, müşteri benden faiz indirimi istiyor' diyebiliyor muyum? Mevcut akdime karşı çıkabiliyor muyum? Mevcut akdimi bozabiliyor muyum?"

Faiz Riskinin Bankalarda Olmaması Lazım

Türk bankacılık sektöründe mortgage kredileri (konut kredileri) yüzünden veya ihtiyaç kredisi vadesinin uzaması nedeniyle aktiflerin vadesinin çok ciddi bir şekilde uzadığına işaret eden Özen, "Vade uyumsuzluğu bankacılık sektörü için çok tehlikeli bir olaydır. Faiz yükselişlerinde çok büyük zararlar yazar. Geçmişte bunları gördük. Dünya bankaları bunları gördü" dedi.

Özen, vade uyumsuzluğunu minimumda tutmak zorun olduklarına dikkati çekerek, "Şöyle bir dünyayı karatmayalım; banka sabit faizi versin. Müşteri 
gelsin, istediği zaman faizi indirebilsin. Burada bir faiz riski olduğuna mutabık mıyız? Birinde bir faiz riski var. O da bankanın olmaması lazım" değerlendirmesini yaptı.
 Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın "negatif reel faiz dönemine alışmamız gerekiyor" şeklindeki açıklamasına ilişkin olarak, bu durumun bankalardan bir mevduat çıkışına neden olup olmayacağının sorulması üzerine Özen, "Şu ana kadar olmadı. Bunu Türkiye'nin tartışması lazım. Bir çalışmaya göre negatif reel faizlerin tasarruflar üzerinde bir etkisi yok ama IMF'ye göre var. Burada ampirik çalışmalar var. Başka tedbirler mi gerekir? Yoksa sürekli reel faiz mi gerekir? Merkez Bankasının bunu benden daha iyi bileceğini düşünüyorum" diye konuştu.

KOBİ'lere Düşük Faizli Kredi Her Zaman Kamunun İşidir

KOBİ'lere düşük faizli kredi verilmesi hakkında soruyu da Özen, "KOBİ'lere düşük faizli kredi her zaman kamunun işidir. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Türkiye'de de yapılıyor. KOBİ kredilerinde kamunun desteğinin olması 
gerektiğini düşünüyorum" şeklinde cevapladı.
Ticari kredilerde de faiz indirimin daha hızlanması için bir takım teşviklerin getirilmesinin faydalı olacağına değinen Özen, şu bilgileri verdi: "Biz bir mevduat alıyoruz. Bu mevduata faiz ödüyoruz. Bunun üzerinden munzam karşılık yükümlülüğümüz var. İşletme giderlerimiz var. Mevduat faizi var, kredi faizi var. Aradaki farkın bütün hepsi bankalara kar kalmıyor. Maliyetleri var, munzam karşılık yükleri var. Bir takım vergiler, stopajlar var, bütün bunların hepsini çıkarmanız lazım. Bu kredilerde genel kredi karşılıkları 
indirilebilir. Bu, maliyetlerimizi düşüreceği için olumlu yansıyacaktır, diye düşünüyorum."

Bu Ayki PPK Toplantısında İndirim Bekliyorum

Özen, kamuoyunun karşısına bir takım haksız olabilecek komisyonlardan arındıktan sonra çıkmaları halinde kendilerini çok daha güçlü hissedeceklerini ve bunu yapmaları gerektiğini belirterek, "Ama kendimize düşen ev ödevini önce yapmamız lazım. Sonra çok daha kuvvetli çıkabiliriz" dedi.Bu ay ki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısındaki beklentilerinin sorulması üzerine Özen, "Bu ayki PPK toplantısında faiz indirimi bekliyorum ama 
kaç baz puan indirim gelir net bir şey söyleyemem. Yıl sonuna kadar politika faizinde toplamda 50 baz puan, faiz koridorunda ise 75 baz puan indirim olur diye 
tahmin ediyorum" yönündeki beklentisini de dile getirdi.

Kaynak: Star
Full version ©2015 KrediPazarı. Her hakkı saklıdır