Konut Kredisinde Faizler Yükseldi Ancak Gayrimenkulde Fiyatlar Düşmedi

15/08/2013

Konut kredisi faizlerinin yükselmesi ancak gayrimenkul fiyatlarının düşmemesi yaz sonunda ev almayı ya da satmayı düşünen vatandaşı zora soktu.

Piyasa beklentilerini değerlendiren İzmir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Demirci, yatırımlar konusunda vatandaşa önemli tüyolar verdi.

Konut kredisi faizlerinin yükselmesi ancak gayrimenkul fiyatlarının düşmemesi yaz sonunda ev almayı ya da satmayı düşünen vatandaşı zora soktu. Dünya Merkez Bankası Fed'in piyasalara olan etkisinin ne olacağı beklenirken, İzmir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Demirci, son 10 yıl içinde milli geliri yükselen ama refah düzeyi yükselmeyen vatandaş için önerilerde bulundu.

Türkiye Balayının Sonuna Geldi

Son 10 yıl içinde yapısal sorunlarını çözmemesi nedeni ile ülkenin ciddi bir darboğaza sürüklendiğini belirten Prof. Dr. Demirci, Türkiye'nin balayının sonunun geldiğini söyledi. Demirci, "2000 yılından bu yana, Amerika'nın Avrupa'nın ve Japonya'nın piyasaya likit para sürmesi ile Türkiye balayı hayatı yaşadı. Türkiye'ye ait yapısal sorunlar bu süre içinde çözülebilirdi ama çözülmedi. Şimdi olay kapıya geldi dayandı. Türkiye 10 yılda 350 milyar Dolar cari açık verdi. Türkiye'nin sanayisinin yüzde 70'i aramalı ve yatırım olarak ithal ediliyor. Türkiye'nin dövizi yok, dışarıdan gelenin de kesilmesi ile balayı sona erecek" dedi.

Japonya'dan Çok Dolar Milyarderimiz Var

2002 yılında kişi başına düşen milli gelir 4 bin 500 TL, bugünse 15 bin TL olmasına rağmen vatandaşın alım gücünün zayıfladığına dikkat çeken Demirci, çarpıcı bir örnek verdi. Ülkenin gelir dağılımının topluma yayılmadığı sürece büyümenin faydasız olacağını savunan Demirci, "Türkiye'nin Dolar milyarderi 2002 yılında 14 iken bugün 44, Japonya'da 32. Gelir düzeyi Türkiye'den 4 kat fazla olan Japonya'dan fazla Dolar milyarderimizin olması, büyümenin vatandaşa yansıtılamadığı anlamına gelir. Bu duruma karşılık yapılabilecek olan, Türkiye'nin ihracatta dünyaya kendini kanıtlamış markalarının teşviklerle desteklenmesidir. Desteklenen şirketlerin istihdamının artması, büyümenin halka yansıtılabilmesini sağlayacaktır" diye konuştu.

Kısır Döngü Aşılamıyor

İnşaat sektörünün durgunluk dönemlerinde ülkeyi harekete geçirdiğini ancak sanayi sektörü gibi ekonominin yeniden kalkınmasını sağlayamadığını ifade eden Demirci, yüksek faiz yüksek enflasyon kısır döngüsünün aşılamadığı söyledi. "Vatandaş hiçbir zaman döviz cinsi borçlanmamalı" diyen Prof. Dr. Demirci, Fed'in Eylül ayından sonra ya da yılbaşında piyasadan para çekmeye başlayacağının, o zaman da gelen döviz azalacağının tahmin edildiğini söyledi. Demirci, bu durumda dışa bağımlı olan sanayi için ham maddenin yüksek fiyatla ithal edilmesinin de mal ve ürün fiyatını yükselteceği öngörüsünü dile getirdi.

Kısa Vadeli Mevduat ya da Hazine Bonosu

Gerekli tedbirler alınmadığı için ekonomi önümüzdeki yıl mutlaka darboğaza girecek" diyen Demirci, bu durumda faizler ve enflasyonun yükselecek olması nedeni ile gelecek 6 ay için ev almak ya da yatırım yapmak yerine vatandaşın elinde nakit tutmasının faydalı olacağı bilgisini aktardı. Faiz ve enflasyonun yükselmesi ile satılamayan gayrimenkullerin fiyatlarının düşeceği beklentisini dile getiren Demirci, "Eldeki riskli birikimlerin de nakde dönüştürülmesi faydalı olabilir. Kısa vadeli mevduat ya da hazine bonosu yatırımları yapılmalı çünkü bu ay ile gelecek ayın faizleri farklı olacak" şeklinde konuştu.

Kaynak: Star